23 Ağustos 2015 Pazar

İlk Yudum!

Bağışla Sevgili, şarap gibi sevdiremedim kendimi. Hissedebilseydin keşke beni her yudumda.Yıllandıkça güzelleşseydim. Hatırlar mıydın o zaman sabah sevişmelerimizi?


Dakikalar var...Birazdan gelecek tramvay.Umutsuzca gözlerine bakıyorum ''boşver be gitme!'' demeni bekliyorum.Sana dokunmadan bütün sıcaklığını hissedebiliyorum.
Rakı gibisin..
Aynı havayı solurken bile içimi yakıyorsun.Ellerin ellerime değmeden ter boşalıyor her hücresinden.Yer titremeye başladı.Lanet olsun sanırım tramvay yaklaşıyor.Bakma öyle..Gözlerinle söyleme ''Kal!'' diye.Çek beni kendine ''Seviyorum seni'' de. 3 - 2 - 1. ve tramvay geldi.Gitmek zorundayım diye düşünürken işte tam o anda ''kokoreç yiyelim mi?'' diye sordun.Nasıl hayır diyebilirim ki? Atomu parçalasam bu kadar sevinemezdim herhalde.

''Dayı ! Bize iki acılı kokoreç.''

Sanki biliyordun bütün sevdiğim şeyleri.Sormadan, görmeden ezberlemiştin her şeyimi.Ellerimi uzattım kömür ateşine. Isıtmadın ki iki dakika ellerimi o rüzgarda. Gülümseyerek izliyordun beni. Minik tabureler vardı köprü altındaki dayının mekanında. Ellerin gibi sevimli , samimi. Ne çok keşke dedim o anlarda.. En güzeli de neydi biliyor musun? Yediğim kokoreç değil senin sohbetin doyurdu beni. İlk defa kendim gibi konuştum biriyle. Sindire sindire.. Dinlemeyi biliyordun. Sen dinledikçe benim daha çok anlatasım geliyordu. 

Vakit geldi kokoreçler bitti. Durağa doğru yürürken bütün geleceğimizi planladım bile. Tramvaya bindim en hırçın tavırlarımla. Gözlerime dokunmasın başka erkek çünkü sevdiğim biri vardı artık. Hemen oturdum seni görebileceğim en yakın koltuğa. İnip sana sarılmamak için ne zor tuttum kendimi. Bakışlarınla sarhoş ettin beni. Kaybolana kadar izledim izledim izledim... Yol boyunca dinlediğim en hüzünlü şarkılar sana gelsin.

Şarap gibiydin Sevgili ama ben şarap gibi sevdiremedim kendimi...